21 Mayıs 2010 Cuma
7 Mayıs 2010 Cuma
Biz Gideriz Tatile Hey Tatile
Naçizane gezgininiz ve pek muhterem partneri, daha da gezmek için ETS'nin İşte Benim Tatilim projesine katılıyor... Destek vermek isterseniz çekinmeyin!
Facebook'tan da destek verebilirsiniz.
Ayrıca katılmak isteyenler elini çabuk tutsun, son başvuru tarihi 17 Mayıs! Koşun koşun!
Facebook'tan da destek verebilirsiniz.
Ayrıca katılmak isteyenler elini çabuk tutsun, son başvuru tarihi 17 Mayıs! Koşun koşun!
Atlantis'ten Gelen Bizim Hanım


İnsanlarda "Carretta falan yok abicim" eğilimi ağır basıyor, ancak Carretta falan var abicim, hem de kıyının on metre açığında geziyorlar, o yüzden o izmaritleri ve pet şişeleri ne yapıyoruz, sahilden dönerken yanımıza alıp çöpe atıyoruz :)
Bu fotoğrafları su altı kamerasıyla çekmedim, Internet üzerinden satın aldığım bir kamera poşetinin içine normal fotoğraf makinemi tıkıp ağzını kapatarak çektim... Google'da "sualtı kılıfı" diye aratınca çıkıyor. Bildiğiniz naylon torbanın yandan yemişi.
Viyana: Dev Müze
Bütün şehir dev bir müze, üstüne üstlük kusursuz kafeler ve boğazınıza kadar medeniyetle bezenmiş! Kuaförün adı Kunst und Haar (Sanat ve Saç)...
Noel zamanı tüm şehir sıcak şaraphaneye dönüşüyor.
Tunnel'de ettiğimiz kahvaltılar afedersiniz öküz doyuran cinstendi. 3 Euro'ya İtalyan kahvaltısı, Arap kahvaltısı, Kıta Avrupası kahvaltısı, Omlet diye devam edip giden seçenekler ve yanında Hindistan'ın aşık olduğum Darjeeling çayı. Sanat Tarihi Müzesinde geçirdiğim inanılmaz zaman ve Viyana'nın yürümekle aşınmayan yolları... Viyana'ya iki kez gittim, ikisinde de kış mevsimiydi. Yazın da görmek istiyorum sevdiğim kenti. Açık hava konserleri hayal ediyorum mesela.
Bakalım beyaz peynir ve sucuklu yumurtayı tanıyabilecek misiniz! Etap, herhalde yurt dışında olabilecek en mükemmel Türk lokantası, gerek hizmet kalitesiyle, gerek sunduklarının lezzetiyle... gerçekten kafamı tabaklara gömesim geldi.
Avşa: Beni Siz Delirttiniz
Bozcaada
Ev yapımı yaban mersini likörü, kabak çiçeği dolması, çılgın yel değirmenleriyle el kadar ama uçsuz bucaksız bir ada... Yaşar mısın deseniz ben yaşamam ama her yıl Ayazma'ya ayağımı sokmak, tutkuyla yapılan şaraplarından illa ki içmek isterim... bir de üzüm likörüne denk geldim, inanılmazdı: aromalı, yoğun, hafif boğaz yakan cinsten...
Roma - Amor
Kaydol:
Yorumlar (Atom)

